Maden ocaklarının duvarlarında kazma izleri hala taptaze duruyor. Yukarda kömür molozları ve yeraltındaki galerilerde bir direkten öbürüne, en güçlü, en verimli oldukları bir çağda gaz patlamasından, su baskısından ya da ocak çökmesinden ölen kazmacıların mezarları... Onların kazandıkları üç beş kuruşla kıt kanaat geçinmeye çalışan ailelerin o zavallı işçilerin ardından ne çok gözyaşı döktüklerini çok iyi biliyoruz biz.
Unutmayın ki, kentlerin surları, köy evlerinin yıkıntılarından oluşur. Başkentte ne zaman bir sarayın yükseldiğini görsem tüm memleketi yıkıntıların doldurduğunu görüyor gibi olurum.
İyi yönetilen bir devlette ceza azdır;fakat bağışlamalar çok olduğundan değil, suçlu az olduğundan;Devlet çökerken suçların çoğalması, cezasız kalmalarını sağlar.