Şöhret pek şıktır.Ama nasıl şık?Bu kelime kötü anlam bakımından ne kadar genişletilebilirse işte öylesine şıktır.Bilirsiniz ya?Şıklık yalnız kıyafetle olmaz.Yaradılış ve ahlâk
bakımından da şık olmak gerekir. Kıyafette görülen aşırı şıklık bazen insanın yaradılışına karışan kötülüklerin dış belirtileri demektir.
Asıl eleştirilecek olan şıklar esasen hiç bir artam ve erdeme sahip olmayıp davranışları birer adi taklitçilikten öteye geçemeyenler, her gören veya duyanları güldürecek, acındıracak birtakım gülünç haller gösterenlerdir.
Bir Kutu Kitap seçkisi sayesinde ilk kez tanıştığım,çağdaş Türk edebiyatının dikkat çeken isimlerinden Çilem Dilber Çilem Dilber’in kaleme aldığı, Budala Kitap etiketli İki Bıçağı Birbirine "İki Bıçağı Birbirine" adlı romanı bir aile dramından yola çıkarak insanın karanlık yüzüne inen,sırların ve yüzleşmelerin yer aldığı,dili akıcı,katmanlı ve psikolojik derinlikli kurmaca bir metindir.
Yazarımız Çilem Dilber Çilem Dilber, doğrusal bir anlatım yerine,geçmiş ile şimdiki zaman arasında mekik dokuyan, anıların ve sırların iç içe geçtiği bir kurguyu tercih etmiş.
Kapakta yer alan, koltukta oturan ama başları gerçeküstü (hayvan/boynuzlu figürler) tasarlanmış üç insan resmi ve renkler, skandalları ile malum adada geçen maske olayları ile ilgili çağrışım yapıp oldukça irite etmişti beni,ancak kitabı okuduktan sonra bir mitten esinlenildiğini farkettim daha farklı bir temsil yapılabilirdi,yine de kapak kitabın genel havasına dair ipucu veriyor.
Roman, ana karakter Melih’in babasının ölümünün ardından başlar.Melih, babasının ölümüyle, onun "mabedim" dediği,kitaplar,dolma kalemler,defterler ile dolu çalışma odasına girer ve babasının kilitli bir çekmecesini keşfeder.
Çekmecenin içinden çıkan gizemli dosyalar ve yarım kalmış hikâyeler, Melih’i ve kız kardeşi Çiğdem’i hiç bilmedikleri,yıllarca saklanmış bir hayatın eşiğine getirir.Melih,aslında hayatı boyunca hiç tanımadığı bir babanın gölgesiyle ve onun sırlarıyla baş başa kalır.(Aslında herkes babayı kendince tanıyor)
Bir insanı ne kadar tanıyabiliriz?Hele ki bu insan en yakınımızsa?
Roman,aile bağlarının içindeki yabancılığı,yabancılaşmayı ve bireyin kendi kimliğini koruma mücadelesini karakterler açısından tek tek ele alır.
Kitapta kapak dışında rahatsız olduğum iki husus daha var.Biri kitap oldukça dikkat çekici başlıyor ancak