Hasan Dağ

Hasan Dağ
«Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe» «Herkes kendi içine baksın.»
Ota kızma,üstüne basma,ezme;ama otlar içinde de oturma.Otlakta otlayan,geviş getirendir
Sayfa 187 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat - Şiir - Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Saman yiyen bir hayvana “bizi güzel yemek yiyebileceğimiz bir yere götür' desen, seni samanlığa götürür. Sen hayata nüfuz et ki hayat da sana nüfuz etsin. Niyeti al, süz, besle, arındır; ahlâkı al, merhameti al, insan işte o zaman rüzgârların önünde meçhule sürüklenmekten kurtulur. Hayatın bedeli verilmelidir. Herkes kendi benliğine çalışıyor. Ortaya çalışmak gerekir. Şımarma, sarhoş olma, uyurgezer olma, güvenilir ol ki sana direksiyonu bırakalım; uyanık olduğunu, diri olduğunu, yolu bildiğini bilelim. Denize güven olmaz; şu adamı dalgadan dalgaya geçireyim demez, elden ele hoplatır gibi, karşı kıyıya ulaştırayım demez. Yüzemezsen boğar. Bir gemi bulamazsan boğar. Hain olan, karanlığa gider. Bazısı sarhoşluktan, bazısı korkudan, bazısı menfaatten dolayı bıraktı adaleti, hamlıktan, daha hayata doğmamaktan dolayı bıraktı. Baksan bulunduğu yere çakılı sanırsın, bir rüzgâr esse yaprak gibi uçar, söküldüğü zaman gider. Bir toprağa sımsıkı tutunmuş da yerim sağlam sanıyor, hâlbuki toprak da sökülecek. Bir şey yapmak için bir şey yıkılmaz. Ölçüsüzlük, adamı bataklığa götürür.
Din
İnsan, ruhunun çekmecelerini her zaman kontrol etmeli; eskiden kalma bir şey olur, yıllar öncesinden kalma bir kin, bir öfke olur, bir kıskançlık, bir çekememezlik olur, orada öyle unutulup gitmiş gibidir, hatta yok olmuş sanırsın, muhatabını gördü mü o kıskançlık fırlayıverir yerinden, sen bile şaşırırsın, yılan gibi başını uzatıp tıslayıverir o haset, sen bile nerden çıktığını bilemezsin Ne başkaları hakkında atıp tutuyorsun, sen kendine bak, kendi raflarının tozunu al, kendi çekmecelerini ayıkla, temizle, ne niyetler saklı kalmış, ne beklentiler, ne umutlar, ne kinler, ne düşmanlıklar gizli kalmış kim bilir/Kendi salonunu temizlemeden başkasının salonuna niye sataşıyorsun?/Kendi inşaatını tamamlamadan gecekondular hakkında ne ahkám kesiyorsun?Dürüst adam önce kendi inşaatına bakar.Kendine karşı dürüst olmayan, başkasına da yalan söyler.Niyeti ancak ehli görür Niyetin senin kara kutundup
İz Yayınları·Kitabı okudu
Din
Canlara adaletle, merhametle, muhabbetle, akılla, doğrulukla, ahlâkla bakarsan, o zaman onları anlarsın, tanırsın, bilirsin; o zaman onları affedebilirsin. Ama insanları affetmek, yaptıkları yanlışı affetmek değildir; yanlışın yanlış olduğunu ona iyilikle söylersin, çirkinin çirkin olduğunu ona güzelce öğretirsin; ama affetmek, o insana bundan sonrası için bir yol açmaktır, bir fırsat tanımaktır, yoksa o yanlışı kabullenmek, o çirkinliği hoş görmek değildir. Irmak güle su vermedi, gül kurudu gitti. Irmak ol, güller kurumasın/Öğrenci gerçekten talep etmiyorsa; onda hakikate karşı bir ilgi uyanmamışsa, bir niyet oluşmamışsa, doğuş olmaz/Ama sen ırmak ol da senden içmeyen kendi bilir/ Hakikate talip olan, rüya ile yetinmez/Rüyadan uyanınca nasıl biliyorsun uyandığını; işte dün de o rüya gibi oldu, uyan artik/Hakikatte ona erişilme mayası katılsaydı, erişilirdi; ama ona geçicilik mayası katılmış ki geçiyor. İnsan rüyadan rüyaya atlıyor. Bak, dün yaşadığın sana nasıl da gerçek gibi geliyordu; ama rüya oldu. Sana şimdi bugün yaşadığın da, bak, nasıl gerçek gibi geliyor; yarın da bu rüya olacak. Yüz milyar sene de yaşasan böyle devr-i daim edecek. Rüyadan rüyaya atlıyorsun, bunun rüya olduğunu unutma, hakikatin peşine düş."
İz Yayınları·Kitabı okudu
Din
Adaletle ilişkin nasıl? Ailenle olan ilişkin gibi mi, kardeş misin, arkadaş mısın, komşu musun, uzak bir akraba mısın, tanışıyor musunuz, ya da sadece merhabanız mı var, yoksa sokakta görsen tanımaz mısın, yüzüne bakmaz mısın? Mesela dersin ki, ben adaleti, babamı tanıdığım gibi tanırım, evlâdımı bildiğim gibi bilirim, gece karanlıkta görsem tanırım Ya da dersin ki, yahu adını bir duymuşluğum var; ama kendisini hiç görmedim, tanışmadık. Ancak bağları bağlayabilirsen, basamaklara basabilirsen hakikate ulaşabilirsin. Varlık, olduğu yerde durmaz; ya artıya ya eksiye doğru akar, bisiklete binmek gibidir yani, durursan düşersin. Göz göre göre yanlış gidiyorsan, seni karanlığın acısı bekler. Bir insan göz göre göre kendini helake sürükler mi? Lanetin gelmesi hak olmuşsa lanet gelir Tabelalar yolları gösteriyor; tercih eden sensir. Akıl deliliğinden çık, tabelalara dikkatli bak, aydınlık yoldan yürü, selamete ulaş. Akıl deliliğinden çıkmak; hak ölçüsünden geçmektir. Her kapı hakla açılır. Hayatın anahtarı ölçüdür. Hayatta giderken hiçbir noktaya ihanet etmemek; temiz olmak, dürüst yaşamaktır. Daha önce yalanların, yanlışların, ihanetlerin olmuşsa, dur, geri it orayı düzelt, öyle devam et, temizle, öyle git."
Sayfa 170 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Din