Hasan Dağ

Hasan Dağ
«Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe» «Herkes kendi içine baksın.»
İnsan düşünceden ibarettir." diye başladı üstad, “İnsan anlamaktan ibarettir. Beyin kaptır, kalp kaptır, gönül kaptır tencerede ne pişiyorsa dışarıya onun kokusu gelir. İnsanın yaşaması ile hayvanın yaşaması arasında fark vardır. İnsanın yaşaması ile bitkinin yaşaması arasında fark vardır. Nedir bu fark? İnsan, şâhittir. Hayvan veya bitki bir şeye şâhit olmaz; insan şâhit olur. Bakmak başka, görmek başka, şâhit olmak başkadır. Sadece insan, gördüğüne şâhitlik edebilir. Sadece insan, gördüğüne tanıklık edebilir. Hayvandan bitkiden şâhit olmaz, tanık olmaz. Şâhit olmak için şuurla bakmak gerekir. Şuurla bakmayan, işte o mahlûkun trene baktığı gibi bakan, şâhit olamaz. Bazısı da şâhitlik etmekten kaçar. Duymadım görmedim bilmiyorum der. Şahitlikten kaçan, namustan kaçmıştır. Şahitlikten kaçan, ahlâktan kaçmıştır. Hele yalancı şahitlik yapan, büsbütün sapmıştır, yoldan çıkmıştır. Şâhit olan, artık sorumluluk altındadır; hak üzere ifade verip, eğriyi doğrudan ayırmak zorundadır. İfade verirken bir tarafa meyleden, hak üzere değil menfaat üzere yaşayan, insanlıktan sapmıştır. Sorumluluktan kaçan, şâhit olmaktan kaçıyor; hani 'şahit yazarlar' diye bir laf var ya, şahit yazmasınlar diye görmezden gelmeyi tercih ediyor, olay yerinden uzaklaşıyor. Böyle yapan, mazlumu zâlimin eline bırakmış oluyor. Mağduru ortada bırakmış, onun elinden tutmamış oluyor. Masuma el uzatmamış oluyor. Sorumluluktan kaçan, şähit yazmasınlar diye olay yerinden uzaklaşan, mazlumun hakkını zâlime karşı savunmayan; asanda kendinden kaçmış oluyor, insanlıktan çıkmış oluyor. Çünkü insan olmak, şahit olmaktır. Tabi bu, işin aslıdır. Usûl de bilinecek, asıl da bilinecek. Burada hakikat ortaya konuyor, gaye ortaya konuyor. Sen elmastan anlıyorsan sana verilenin elmas olduğunu ancak o zaman bilirsin. Sen
Sayfa 298 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat - Şiir - Düşünce
Reklam
Yol O'nun, varlık O'nun, gerisi hep angarya Necip Fazıl Kısakürek
Din
İyiyi güzeli de yazarım. Amma kimseyi övme hatasına yanaşmam. Övgüye lâyık gördüklerimi bile övemem. Yarından korkarım. Beşerin şaşması ihtimalini düşünürüm
OCAK YAYINLARI·Kitabı okudu
Edebiyat
Olayların bir yüzüne bakıp öbür yüzünü ihmal veya inkar aklımın ucundan geçmez. İki yüzlü bir nesnenin iki yüzünü incelediğim gibi görünmeyen yüzlerce yüzünü de hesaba katar, tahlile tabi tutarım.
OCAK YAYINLARI·Kitabı okudu
Edebiyat
"İstisnalar dengeyi bozmaz"mış. Ya kim bozar? Sıradan, birbirinin aynısı kalabalıklar mı? Baktığımız zaman görüyoruz ki geçmişin her döneminde müstesna kişiler alt-üst etmiş. Örnekleyecek olursak her Peygamber müstesna bir insandır. Geldikleri yerlerde küfrün, putperestliğin, imansızlığın, zulmün ve cehaletin dengesini bozmuşlardır. Müstesna deha sahipleride öyle. Kumandanlar siyasi ve askeri dengeyi, fikir adamları düşünce dengesini bozmuşlar. Özetleyecek olursak dengeyi veya kaideyi istisnalar bozar. Amma hayra, amma, şerre. Adaletsizliğin, haksızlığın, fikirsizliğin, imansızlığın, vicdansızlığın dengesini bozup insanlığa faydalı dengeler kuracak müstüsna insanlara ihtiyacımız var.
OCAK YAYINLARI·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam