"Talep olursa matlup da olur, merak etmeSende talep varsa, seni kurtaracak o gemi gelir. Ama sende açlık olacak, iştah olacak. Midenin açlığını günde kaç kez hissediyorsun da ona çareler arıyorsun. Ruhun açlığından hiç haberin yok mu? Ruhun sana günde kaç kez aç olduğunu söylüyor. Midenin açlığını gidermen için ona gıdasını vermen lazım. Ruhun açlığını gidermen için de ruhun gıdasını vermen lazım. İnsanlar ruhun ne istediğini anlayamadıkları için, onu şekerle balonla oyalamaya kalkıyorlar. O da çocuk gibi, önce ilgisini çekiyor, biraz şekeri yalıyor falan, sonra yine oflamaya puflamaya başlıyor. İnsan da diyorki benim sürekli canım sıkılıyor. Ruhun gıdası, selamette olduğunu bilmektir. Can sıkıntısı, selamette olmayan ruhun, hastalığının ilk evresidir. Sende hakikate bir iştah var mı? Taleplerini çalıştırman lazim. Ruh gerçekten canlıysa, hakikati talep eder. Çünkü canlı bir ruh, ancak hakikatle doyar; ancak hakikatle selamet bulur. Canlı bir ruhu başka bir şeyle oyalayamazsın. Kadınlar, arabalar, evler, makamlar, mevkiler; canlı bir ruhu doyuramaz. Çünkü bunlar fani şeylerdir. Ruh bakidir, baki olanı ister; fani olanla mutmain olmaz.