Hasan Dağ

Hasan Dağ
«Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe» «Herkes kendi içine baksın.»
Yüzünde sivilce çıksa ilaç alıyor da ruhundaki iltihaplardan habersiz,yaşayıp gidiyor.
Sayfa 88 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
"Talep olursa matlup da olur, merak etmeSende talep varsa, seni kurtaracak o gemi gelir. Ama sende açlık olacak, iştah olacak. Midenin açlığını günde kaç kez hissediyorsun da ona çareler arıyorsun. Ruhun açlığından hiç haberin yok mu? Ruhun sana günde kaç kez aç olduğunu söylüyor. Midenin açlığını gidermen için ona gıdasını vermen lazım. Ruhun açlığını gidermen için de ruhun gıdasını vermen lazım. İnsanlar ruhun ne istediğini anlayamadıkları için, onu şekerle balonla oyalamaya kalkıyorlar. O da çocuk gibi, önce ilgisini çekiyor, biraz şekeri yalıyor falan, sonra yine oflamaya puflamaya başlıyor. İnsan da diyorki benim sürekli canım sıkılıyor. Ruhun gıdası, selamette olduğunu bilmektir. Can sıkıntısı, selamette olmayan ruhun, hastalığının ilk evresidir. Sende hakikate bir iştah var mı? Taleplerini çalıştırman lazim. Ruh gerçekten canlıysa, hakikati talep eder. Çünkü canlı bir ruh, ancak hakikatle doyar; ancak hakikatle selamet bulur. Canlı bir ruhu başka bir şeyle oyalayamazsın. Kadınlar, arabalar, evler, makamlar, mevkiler; canlı bir ruhu doyuramaz. Çünkü bunlar fani şeylerdir. Ruh bakidir, baki olanı ister; fani olanla mutmain olmaz.
Sayfa 83 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Sıcak çölde suyu sevmek marifet değildir,menfaattir.
Sayfa 80 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Keder,dermanın özüdür.Çünkü haber getirir.Kederi olmayanın,haberi de olmaz.
Sayfa 78 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Gönlünü mamur bir ülke yap ki,insanlığada bir faydan dokunsun,hanlar,hamamlar,kervansaraylar inşa et ki,gelen geçen memnun olsun,mesrur olsun.
Sayfa 75 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat - Şiir - Düşünce
Reklam