'Ben liseyi Şam'da okudum. Hürriyetin ilânlandığı günlerde son sınıfta idik. Araplar birdenbire ulusçuluğa başladılar. Türkçe ile alay ediyorlardı. Bir gün, sınıfta kara tahtada tebeşirle yazılmış beş on satır gördük. Bunun başında Türk dili nedir ? yazılı idi. Yazıyı içimizden okuduk. Bunda, tek bir Türkçe kelime yoktu. Osmanlı ûslubuna ve kurallarına uydurularak yazılmıştı. Bu yazının sonu 'dır' ile bitiyordu. Araplar, bu dil edatını beş on defa tekrarlamışlar ve dırdırların altını çizmişler ve önüne de Türkçe budur. Yani (dırdır)dır yazmışlardı. O gün, biz 4-5 Türk öğrenci bütün bir sınıfla âdeta boğuştuk ve o günden başlayarak Türkçeci olduk.'