Bir dilci dikkatiyle Kendi Gök Kubbemiz'i okurken iki şeyin, Yahya Kemal'in şiirine hakim olduğunu gördüm: Tahkiye ve düşünce. Tahkiyenin kipi, çoğu defa geçmiş zamandır. İster -di ile, ister -miş ile olsun, her iki geçmiş zaman onun şiirini masal havasına büründürür.
Mûsıkîsinde bir taraftan dîn,
Bir taraftan bütün hayât akmış;
Her taraftan, Boğaz, o şehrâyîn,
Mâvi Tunca'yla gür Fırât akmış.
Nice seslerle, gök ve yerlerimiz,
Hüznümüz, şevkimiz, zaferlerimiz,
Bize benzer o kâinât akmış.
Derken masal anlatır gibidir.
Bana açık durup da benim bakmadan geçtiğim o büyük, yumuşak kalbinde başkası var değil mi? Yaşamış olmaya artık layık değilim Handan. Çünkü seni kaybetmek boşluğunun yanında mukaddes maksadım artık yok, artık yaşamıyor. Ne yaptın Handan? Ne büyük bir mabedi yıktın Handan?