Her şey geçiyor.
Gerçeklik neşeli bir kuş gibi
Kayıp gidiyor.
Beni ağırlıksız bir tüy gibi
Kanatlarında taşıyor.
Beni gölgelere doğru süpürüyor ışığa doğru,
o tanrısal hastalığa.
Beni düşsel bir tüy kılıyor
Geçtiğinde nihayet gücünü göstere denize dair
hiç bir şey bilmeyen:
Simsiyah dudaklara benzeyen o yoğun dalgalar
şimdi bütün ayrıcalıkları siliyor
ah Malte, geçip gidiyoruz ve bana göre herkes geçip giderken pek bir dalgın, meşgul ve dikkatsiz; gidişimizin farkında bile değiller. Sanki yıldız kayıyor da kimse dilek tutmamış. asla bir şeyler dilemeyi bırakma Malte.
İnsan dilemekten vazgeçmemeli. Sanırım gerçekleşme yoktur da uzun süren bütün bir ömür süren dilekler vardır, öyle ki, onların gerçekleşmesini zaten bekleyemez insan
Kendi kendimden de, başka hiç kimseden de hoşnut değilken, gecenin sessizliğinde, yalnızlığında, kendimi bağışlamak, biraz da gururlanmak isterdim. Sevdiklerimin ruhları, şakıdıklarımın ruhları, bana güç verin, tutun beni, beni yalandan, dünyanın o baştan çıkarıcı pisliklerinden kurtarın; siz de, Ulu Tanrım, izin verin, birkaç güzel dize yaratayım da insanların en aşağılığı olmadığımı, hor gördüklerimden aşağıda olmadığımı kanıtlayabileyim kendime.