Kamuran Bedirxan'ın Nazım Hikmet'le yakından ilişkisi vardır, pek bilinmez bunlar. Birlikte büyümüştürler ve Nazım Hikmet'le Kamuran Bedirxan'ın arkadaşlığı ömür boyu sürmüştür.
Öfkesini saklamıyor ,iki tarafa da duyduğu öfkeyi.Bir yandan bir kültürün en kötü örneklerini,bizzat o kültürün en özgün temsilcisi olarak sunan ve böylece demokrasi adı altında düşmanlık körükleyen egemen ideolojinin bilinçli veya bilinçsiz savunucularına;diğer yandan,konjonktürden yararlanarak ,aslında kendi kültürüne hakaret ettiğinin bile farkında olmaksızın ama kültürel bir kimlik mücadelesi iddiasıyla, ilkelliği meziyet sanan ve sonuçta istemeksizin egemen ulusun yaklaşımının üretimini paylaşanlara duyulan o insanı öfkesini saklamıyor.
Hayattaki en büyük arzularımdan biri de Diyarbakır'ı tarihi kimliğiyle ,şiddetin hiç uğramadığı, barış ve sevginin,kardeşlik ve hoşgörünün egemen olduğu bir ortadoğu/ Mezopotamya kültür merkezi olarak görmektir.Eğer bunda bunun gerçekleşmesine bir damla kadar katkım olursa Kendimi dünyanın en mutlu insanı olarak hissedeceğim.