Her insan kendisi için yaşar,kişisel amaçlarına ulaşmak için özgürlükten faydalanır ve şu ya da bu eylemi,şu anda gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceğini tüm varlığıyla hisseder; ama onu,o öyle mi zamanın belli bir anında gerçekleştirir gerçekleştirmez bu eylem artık geri alınmaz olur.Tarihin bir parçası haline gelir, özgürlüğünü kaybeder ve önceden belirlenmiş bir anlam kazanır.
...insani bir sevgi,sevgiden nefrete dönüşebilir ama ilahi sevginin değişebilme ihtimali yoktur. Hiçbir şey,ne ölüm ne de başka bir şey onu yıkabilir.O yüreğin özüdür.Oysa hayatımda ne kadar insandan nefret ettim ve bu insanlar arasında kimseyi onu sevdiğim kadar sevmedim ve kimseden ondan nefret ettiğim kadar nefret etmedim.