"Bazen hayat dersinin acımasızca verildiği,
Ama o dersi cesaretle dinlemiş biri olarak; seni gerçekten sevmiş, ama kendinden ölesiye, aşkından bile nefret edecek kadar nefret eden biri olarak; seni kendinden uzaklaştıran, ama senden sonsuza kadar ayrılmamanın özlemini çeken biri olarak; seni unutmaktan daha değerli bir umudu, unutulmaktan daha büyük bir korkusu olmayan biri olarak düşün beni."
Tanrı biz kullarından ne istiyor? Tanrının istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mi geçerli?
Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.