Helin Özsel

Helin Özsel
@Helenzsl
Bahçıvan ve Ölüm
7/10
·208 syf.··
2025 15. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 22:51
200 sayfalık bu romanı bitirmek benim için şaşırtıcı derecede zor oldu. Sayfalar ilerledikçe gözlerim doldu, metnin ağırlığı boğazımda düğümlendi ve sık sık elimde kitabı tutup uzaklara bakarken kendimi buldum. Bu kitap beni gerçekten mahvetti çünkü bu kadar az sayfaya böylesine yoğun bir hüzün, böylesine derin bir sarsıntı sığdırmayı başarmış. Ölümün ardından ancak bu kadar acıklı, aynı zamanda da bu kadar anlamlı bir metin yazılabilirdi. Kitabın her sayfasında büyüyen, filizlenen ve sonunda kuruyan bitki çizimleri beni özellikle etkiledi. Tohumdan toprağı yaran o küçücük filiz, hikayenin ilerleyişiyle birlikte yavaş yavaş büyüyor. Tıpkı yasın da sessizce gelişmesi, dallanması ve sonunda kabullenişle son bulması gibi. Bu görseller romanın duygusunu yalnızca tamamlamıyor, aynı zamanda okura yaşam ve ölüm döngüsünü hissettiren ikinci bir hikaye anlatıyor. Yasını zarafetle taşıyan bir adamın acısına tanıklık etmek bazı anlarda kendimi son derece özel bir ana davet edilmiş gibi hissettirdi. Öyle ki okurken ona sarılmak, yanında oturup sessizce teselli etmek istedim. Ayrıca Bulgar kültürü ile Türk kültürünün birbirine ne kadar yakın olduğunu görmek, karakterin yaşadığı duyguları kendi çevremle ve kendi geçmişimle bağdaştırmamı sağladı. Genel anlamıyla bu kitap, ölümün yaşamın kaçınılmaz bir parçası olduğunu bilmemize rağmen onun bizi hala nasıl böylesine yaralayabildiğini çok çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Şok, inkar, hüzün, kabulleniş… Hepsini yalın ama derinden işleyen bir anlatı.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Reklam

Helin Özsel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·584 syf.·
7 günde okudu
·
2025 16. kitabı
Brandon Sanderson
9.6/10 · 179 okunma
Katabasis kitap incelemesi
4/10
·560 syf.··
2025 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 13:04
Katabasis ile birlikte R.F. Kuangın tüm eserlerini okumuş bulunuyorum ve bu kitap hakkında düşüncelerimi yazmadan önce şunu söyleyebilirim ki iyi ki de önce Haşhaş Savaşı üçlemesini okumuşum. Çünkü muhtemelen bu kadının kaleminden okuduğum ilk kitap bu olsaydı, dönüp diğer kitaplarını okumazdım. Yazacağım eleştiri spoiler içerdiği için, eğer kitabı okumadıysanız devam etmeden önce bitirmenizi öneririm. SPOİLER Önce iyi yönlerinden bahsedecek olursam, Kuangın çok akıcı bir kalemi olduğunu düşünüyorum. Yazmayı gerçekten çok iyi biliyor; sanki onlarca kitap yazmış gibi bir hakimiyeti var. Okuru nerede heyecanlandıracağını çok iyi biliyor, diyaloglar akıp gidiyor, insan “bir sayfa daha okuyayım” derken kitabın başından ayrılamıyor. Ayrıca Kuangın çok iyi bir eğitimi olduğu da her kitabında hissediliyor. “Ödevlerini” hep çok iyi yapıyor, örneğin Haşhaş Savaşı için tarihi, Babil için politikayı çalışmıştı. Bu kitapta ise belli ki felsefe, teoloji ve matematik üzerine çalışmış. Fakat bu kez o bilgi birikimi dozunu aşmış durumda. Eleştirilerim de tam burada başlıyor. Kitapta bir anda beliren, yer yer metni boğan matematiksel ve felsefi açıklamalar o kadar fazla ki bir süre sonra sıkıldım. Belki çeviriden de kaynaklanıyor olabilir ama bu bölümler bana sanki kitaba sonradan kopyala yapıştır yapılmış, bağlamdan kopuk ve soğuk cümleler gibi geldi. Üstelik yüzeyseller. Örneğin büyülerin altında birer felsefi paradoks yatıyor ama Kuang bunu o kadar özensiz işlemiş ki anlamakta zorlandım. Paradoks dediğin şey birkaç cümleyle geçilmemeli; okurun o çelişkiyi yaşaması, hissetmesi gerekir. Buradaysa sanki Kuang sadece entelektüel görünmek için felsefe yapmış gibi. Büyülerden bahsetmişken, kitap “fantastik” olarak tanıtılıyor ama o taraf neredeyse hiç işlenmemiş. Büyü, cehennem,
Edebiyat
KatabasisR. F. Kuang · Harper Voyager · 2025635 okunma