Bedbahtlık aslında bulaşıcı bir hastalıktır, bu yüzden biz yoksul ve bedbaht insanlar daha fazla yoksulluk ve bedbahtlık bulaştırmamak için birbirimizden uzak durmalıyız.
Edebiyat dediğin tablodur, yani bir ölçüde tablo ve aynadır; ifade etme tutkusudur, son derece incelikli bir yergidir, bir ibret öğretisidir ve dâhi bir belge niteliğindedir.
Ah başıma neler gelecek acaba? Alnıma ne yazılı? Böyle bir belirsizlikte olmak, bir geleceğe sahip olmamak çok ağır, ileride başıma ne geleceği hakkında hiçbir fikrim yok. Geçmişe bakmak da dehşete düşürüyor. Geçmişte kederden başka bir şey yok, tek bir hatıram bile yüreğimi parçalamaya yetiyor. Beni yaşarken öldüren o kötü insanlar yüzünden bir ömür boyu gözyaşı dökeceğim!
Sen şu babalığını ne zaman gösterirsin, Allah Baba? Vınlayan bir bombanın, benim bir yaşındaki oğlumu, ufacık oğlumu parçalamasına göz yumdun, bu mu babalik? Onun öldürülmesine ses çıkarmadın, bu mu babalik? Ne dersin, Allah Baba?