Adına savaş denen şey,yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi.Her şey gibi o da insanda başlayıp insanda biterdi.Bu yüzden,cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi.Cepheler,bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi.
Toprağı titrete titrete yürüyen tanklar,art ara gümbürdeyen toplar ve durup dinlenmeden kurşun kusan tüfekler insanoğlunun içindeydi.
Hatta henüz icat edilmemiş silahlarda insanoğlunun içindeydi.Yani insan bir savaş alanıydı. Ceket,gömlek,pantolon ya da etek giymiş,kravat takmış,tıraş olmuş,kokular sürmüş bir savaş alanı.Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta,okşayan,konuşan,susan,çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı...