"...ve ölüm o kadar da korkunç gelmiyor artık. Şarapnellerinizle beynimi parçalıyorsunuz, beynimi! Nereye ateş etseniz, mermilerin hepsi beynimi buluyor. Ev diyorsunuz. Ne evi? Sokak, pencereler, insanlar, oysa ben artık sokağa bile çıkamam utancımdan."
"Apaçık hatırlıyor: Göğsünü delip geçen bir mermiyle yaralanıp yere düştüğünde, bilincini yitirene dek bir süre daha ayakları birine eşlik eder gibi dansa devam etmiş. Ve şimdi bu saldırıyı tuhaf bir hisle anımsıyor: kısmen korku, kısmen de adeta aynı şeyi bir kere daha tecrübe etme arzusuyla."