Öncelikle kitabi bitirmek için kendimi çok zorladım ama gerçekten bir süre sonra dayanamadım.
Köylü cahilliğini o kadar abartarak, sırf okunsun diye sırf daha çok dikkat çekmesi amacıyla anlatmış ki ben başka bir ilde miyim diyorsunuz . Buralara kendimi ikna ederek devam etmeye çalıştım ancak eleştiriyi çokça hakeden bölümler.
Sunu düşündüm; Livaneli birçok farklı ülkeden okuyucusu olduğunu bilmesine rağmen neden bu kadar abartılı bir şekilde tanıtıyor ülkesini. Şunu çıkardım, okunması için bu abartıya başvurmuş ve ne kadar cahil ve öteki gösterirse o kadar yabancı okuyucuya ulaşır ve bu durum ülkesinin görüntüsünden daha önemli olmuş onun için.
Daha sonraki bölümler iyice bunaltıcı. Ajitasyonca ve yumuşak bir dogruculukla on planda yansıttığı dilin ve öykünün arkasında, kavramların içini boşaltarak yarattığı uç karakterlerle bir arka plan yaratmış ve bu arka planı görmek can sıkmaktan öte beni korkuttu. Asker , Türk , aydın kavramlarını o kadar kötü göstermiş ki bilmeden okunsa insanları çok ciddi manada etkiler. Ek olarak köylü ve solcu kavramlarını da o kadar acindirmis gibi çok sinir bozucu bir hal alıyor.
YALNIZ SUNU ANLADIM KI LIVANELI'NIN CIZGISINI COK IYI YANSITAN BIR KITAP OLMUŞ.
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,6bin okunma