Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O zaman şunu anladım ki, bir tek gün dışarıda yaşamış olan bir kimse, hiç zahmetsiz yüz sene hapiste kalabilir. Çünkü canının sıkılmaması için yeter derecede anıya sahip olmuştur artık.
Fakat bir kadını, bütün kadınları, tanımış
olduklarımın hepsini, onları ne türlü şartlar
içinde sevmiş olduğumu o kadar çok
düşünüyordum ki, hücrem bir sürü kadın yüzü
ve benim şehvet duygularımla doluyordu.
Akşam, Marie beni görmeye geldi,
kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu.
"Vallaha, bence hepsi bir," dedim, "ama
evlenelim istersen" O zaman: "Beni seviyor
musun?" diye sordu. Ben de yine daha önce
yaptığım gibi, cevap verdim: "Bunun bir anlamı
yok ama sevmiyorum galiba," dedim. "Öyleyse neden evleneceksin benimle?" dedi. Ben de ona:
"Hiçbir önemi yok bunun istersen evleniriz,"
dedim. "Zaten bunu isteyen sensin, ben bir evet
diyeceğim o kadar." O zaman: "Evlenmek ciddi
bir iştir," dedi. Ben: "Yoo," diye cevap verdim.
Bir süre sustu, ses çıkarmadan yüzüme baktı.
Sonra konuştu: "Peki, söyle bakalım," dedi,
"Başka bir kadın olsa da ona da aynı şekilde
bağlı olsan; aynı teklifi sana o yapsa, kabul eder
miydin?" Ben: "Tabii!" dedim. O zaman: "Ben
seni seviyor muyum acaba?" dedi. Ama, ben
bunu nerden bilebilirdim ki? Yine bir süre
sustuktan sonra: "Acaipsin sen, ama seni bunun
için seviyorum herhalde. Fakat günün birinde
senden belki aynı nedenle nefret de ederim,"
diye mırıldandı. Verecek cevabım olmadığı için
susuyordum .