Kürtçe konuşmayı çok sever ,fakat dildeki bağnazlığı kabullenmezdi .Türkçeyi boykot edip konusmayanlara,dili arılaştırıyorum diye uydurma sözcükler icat edene çok kızardı
Trene "kaşkaşok" diyen dil uydurmacılarına ;"Ulan treni babanız mı icat etti ki adını koyuyorsunuz ? Adamlar icat etmiş ve adlarını da kendi koymuşlardır. Sonra dünya alem de tren diyor." diyerek hem dalga geçer hem kızardı.
Niyazi Usta'nın , Sosyalist'in de, Müslüman'ın da,Kürt Milliyetçisi'nin de sahtesine tahammülü yoktu . Bir de bunlara sevmedigi kisileri eklemek gerekir . Tepeden inmecilik, sivrilik, inanc ve düşüncede yobazlıktan nefret ederdi .Öylelerinin savunduğu şeyler, onun düşüncesini yansıtsa da ,inadına tam zıddını savunurdu .
Yönetici sınıfın güç ve derinliğindeki artış, büyük kitlelerin yasam standardını, hayatta kalmak için gereken asgari düzeye ve kimi zaman daha bile aşağılara çekmiştir.
Sömürücülerin kendi iktidarlarini pekistirmek üzere kullandığı yöntemler toplumun kaynaklarının önemli bir kısmını kemirmeye başladı. Kendi güçlerini yüceltmek için hizmetçilere, profesyonel polis ya da askeri birliklere, muazzam tapınaklara, saraylara ya da anıt mezarlara yapılan harcamalar kitlelerin daha fazla sömürülmesini ve ezilmesini zorunlu kılıyor ve bu da toplumun sürdürülebilmesi için sömürü ve baskının tek yol olduğu düşüncesini meşrulaştırıyordu.