"Ey insanlar! Ne baba ne de dede bana böyle dost oldu. Seleflerimden hiçbiri bunu görmedi. Ben şu gördüğünüz büyük ilgiyi ancak ilim ve ilme hizmet sayesinde gördüm. Elinizden geleni yapın, varlığınızla ilim öğrenme ve tedvin etmenin peşinde olun, ilmin zorlukarına sabredin ki böylece hem dünyâ hem de âhiretin iyiliğine nâil olursunuz."
Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu:
«Muhakkak ki şeytan Ömer'den korkuyor.»
«Gökte Ömer'e saygı duymayan bir melek ve yerde ondan korkmayan bir şeytan yoktur.»
Hz. Peygamber (s.a.s.) Ömer'e şöyle buyurdu:
«Ey Hattab'ın oğlu, nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, şeytan hangi yolda seninle karşılaşsa, yolunu değiştirip, seninkinden başka bir yola girer.»
«Hz. Ömer (r.a.) hilâfete geldikten sonra, Hz.Ebu Bekir (r.a.)'in düşündüğü şekilde hareket etti. Yani o artık, eskisi gibi sert değildi. Hz.Ömer (r.a.), Devlet'in en fakir insanı idi. O, Devlet parasının kendisine değil, ümmete ait olduğunu biliyordu. Bunun için alelâde bir insanın yiyemiyeceği kadar az yiyor, giyemiyeceği kadar sade giyiyordu. Ve onun bu durumu, sadece müslümanları değil, müslüman olmayanları da şaşırtıyordu»