Seküler Milliyetçilik, Türk milli kimliğini dini referanslarla değil, "rasyonel metot"larıyla açıklamaya çalışan bir ideoloji. Esasen Bahadırhan'ın fikirleri dine karşı değil ama dinin dostu da değil sadece hayatın dini kurallara göre belirlenmesini isteyenlerden hazzetmiyor ve haklı da.
Milli kimliği dil, tarih, ortak kültür ve vatandaşlık bağı gibi dünyaya has değerler üzerine inşa eden bir siyasi ve toplumsal akımın kurgulayıcısı bir fikir olan seküler milliyetçilik, İslamın her alanda söz sahibi olan belirleyiciliğine şüpheyle yaklaşıyor.
Hatta şunu söyleyebilirim Necip Fazıl'ın Cumhuriyet elitine karşı açtığı cephenin tam karşısında konumlanıyor Bahadırhan, bilirsiniz Necip Fazıl'ın şöyle bir şiiri var;
"Ne put adam, ne ham yobaz, ne bozkurt;
Yeni nizam, yeni insan, yeni yurt."
Bu Necip Fazıl'ın çok önce deklare ettiği gibi işaret fişeği idi, nitekim
"Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap; Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap." sözü de küçük teferruatlarla aynı kapıya çıkar.
Put Adam tabiri Necip Fazıl literatüründe Mustafa Kemal ve Kemalizm'e karşılık gelirken, aynı adı yayınlatamadığı için Arap bir kişiye Türkiye'nin yeni nizamını Arap ülkelerine olumsuz propaganda eden kitabı da taşıyordu. Bahadırhan seküler milliyetçiliğin mucidi olmasa bile isim babası sayılabilir çünkü bu akımı böyle sistematik bir şekilde ele alan olmadı. Bahadırhan kısa yoldan "Türk-İslam Sentezi"ni yok etmek istiyor gibi görünüyor. Aslında Türk-İslam sentezi de bu karşı koyuş karşısında aciz ve çürük görünüyor... Zira Türk-İslam sentezi denilen fikir akımı adından da sorunlu olduğunu belli eder, sentez için tez ve anti-tez çarpışır, zıtlıkta bir ara yol, yeni form bulunur. Oysa ne Türk İslam'ın tezi, ne de İslam Türk'ün anti-tezidir.
Necip Fazıl, Cumhuriyet inkılabını