"Riyakârlık aşağılığın en son haddidir. Sahiden iyi insanlar, kötüler hakkında laf söylemezlerdi.(...)
Riyayı kaldırırsanız mesele yoktur, kötüler hemen saflarına iyiyi alıverirler. Önemli olan kötülüğü iyilikle beraber ortadan kaldırmaktır. O zaman insanlık denilen şey kafasını kaldırır: Durun bakalım; der, biz de varız."
Belki de kötüler, kötülüklerinde haklıydılar. Yaşamak için fena insan olmakla yine yaşamak veya ölmek için iyi insan olmak arasında ki fark ya bir iman, ya bir riya farkıdır. İmanı kaldırıverin iyi adam pişman olan adamdır. Riyayı kaldırırsanız mesele yoktur, kötüler hemen saflarına iyiyi alıverirler. Önemli olan "kötülüğü iyilikle beraber ortadan kaldırmaktır."
Ve "düşlerim nerede?" Diye sormaktan kendimi alamıyorum. Başımı sallayıp diyorum ki: "Ne yaptın yıllarına? En iyi zamanlarını nereye gömdün? Yaşadın mı yaşamadın mı? Ve yine kendi kendime diyorum ki; "bak, çevrende ki herşey nasıl gittikçe soğuyor..." Umutsuzluk, yalnızlık içinde yıllar geçecek, titrek yaşlılık bastonuna dayanarak karşına dikilicek. Her şey hüzne, kedere bürünecek.. Yaşadığın o parlak dünya sönecek, düşler sarı yapraklar gibi bir bir dökülecek... Ah Nastenka, yalnız, yapayalnız kalmak hüzünlü olacak: Hiçbir şeyin, hiçbirşeyin olmayacak... Çünkü bütün kaybettiklerin kocaman bir sıfır, saçma sapan bir düş olacak.
biz Nastenka öylesine boş, tembel ve yavaş yaşıyoruz ki; ona göre, biz yazgımızdan hoşnut değiliz ve yaşantımızdan dolayı acı çekiyoruz. Doğru. Ilk bakışta ilişkilerimiz ne kadar soğuk, karamsar ve öfkeli bir bakın...