İlimlerin temelini bizden alan Batı'da ise bilim adamları, aslı bozulmuş olan Tevrat ve İncil ile sürekli çatışmalar yaşanmıştır, bu yüzden din adamları ve kilise ile karşı karşıya kalmıştır. Bunun en çarpıcı örneği Galileo'dur. İncil'de dünya tepsi gibi düz ve yuvarlak olarak tasvir edilirken o, "Dünya yuvarlaktır." demiş ve bundan dolayı kilise tarafından yargılanmıştır. Halbûki Kur'ân, Dünya'nın yuvarlak olduğunu, hem kendi etrafında hem de Güneş'in çevresinde döndüğünü asırlarca önce ifade etmiştir.
"Ben cinleri ve insanları, ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım. Ben onlardan rızık istemiyorum, beni beslemelerini
de istemiyorum. Şüphesiz rızık veren, sağlam kuvvet sahibi ancak Allah'tır." (Zariyat: 56-58)
Bu ayet mealleri, bizim görevimizi çok kesin ve açık bir şekilde ortaya koyuyor. Aynı zamanda, dünyaya çalışıp rızık
kazanmak için geldiğini sananlara da şu mesajı veriyor: "Rezzak Cenab-ı Hak'tır. Rızkı O verir. Onun verdiği rızkı elde
etmek için verdiğiniz uğraşı, namaza bahane göstermeyin."