Kederi paylaşmaya hakkım var; dünyanın güzelliğini seyredip kederini paylaşabilen ve her ikisindeki mucizeyi biraz anlayabilen kişi ise tanrısal şeylerle doğrudan ilişki halindedir ve Tanrı’nın sırrına mümkün olduğunca yaklaşmıştır.
Tüm istekleri, kendilerini anlamaya yönelik olanlar hiçbir zaman nereye gittiklerini bilmezler. Bilemezler. Sözcüğün bir anlamında, tabii ki Yunanlı kâhinin de dediği gibi insan kendini bilmelidir. Bilginin ilk aşaması budur. Ama “bilgelik”in ulaşabileceği en üst aşama, insan ruhunun bilinmez olduğunun kavranmasıdır. Son bilinmez, insanın kendisidir.
....
Kendi ruhunun yörüngesini kim hesaplayabilir?