Hesna Kesen

Denizde her şeyin bir çaresini bulurdu nasıl olsa yakamoz, tuz, balık, rüzgâr, güneş ve Homeros'un şarap rengi denizi! Ege'nin bazı hallerini görmeyen kimse, Homeros'un şarap rengi demekle ne kastettiğini anlayamazdı ama Ege akşamüstlerinde denizin tam da şarap rengi olduğuna, başka hiçbir renge benzemediğine yemin edebilirdi Profesör.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Sanki o anda iyi olduğu halde aklının bir köşesinde kötü bir şeyler oluyor duygusu uyanmış da, ne olduğunu bir türlü bulamıyormuş gibi bir huzursuzluk.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Alıntı
Ne olmuştu da onca sevdiği, hoşnut olduğu, kendisini rahat hissettiği hayat ona batmaya, onu rahatsız etmeye başlamış, hatta delirtecek hale getirmişti?
Sayfa 94·Kitabı okudu
Alıntı
Bugün, ömründe ilk kez korkaklıktan ve başkalarının koyduğu kurallara göre yaşıyor olmaktan kurtulma şöleni olacaktı. Deniz dibinde ayakları yosunlara takılıp da soluksuz kalmış, sonra dibe vurduğu bir tekmeyle yukarıya yükselip ışığa ve temiz havaya kavuşmuş bir insan gibi temizlenecek, arınacaktı. Bütün zayıflıklarından, korkularından arınacak, hayatını değiştirmenin o hiçbir şeye benzemeyen zevkini tadacaktı.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Alıntı
Metanoya, kendinin ötesine geçmek, kendini aşmak, kendi olmaktan çıkmak gibi bir anlam içeriyordu. Bütün sorun 'kendi kavramındaydı zaten. Ne demekti kendi, kendisi, ben? İnsan kendi adını on kez üst üste söylediğinde bile yabancılaşıyordu da, doğumundan ölümüne kadar taşıdığı "ben' bilincine, ya da 'kendi' damgasına niye yabancılaşmıyordu?
Sayfa 30·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam