Yapacak bir şey yok ki dedi Tsukuru kendi kendine. Zaten boş olan bir şey, bir kez daha boş kalmıştı yalnızca. Kime şikayet edebilirdi? İnsanlar onun dünyasına giriyor, onun ne kadar boş biri olduğunu keşfediyor, bundan emin olduktan sonra çekip gidiyorlardı. Geride boş, hatta bomboş Tsukuru Tazaki kalıyordu yine, tek başına. Durum bundan ibaretti.
Kıskançlık, Tsukuru'nun rüyası sırasında anladığı kadarıyla, dünyadaki en umutsuz zindandı. Neden derseniz, mahkumun kendi kendini kapattığı bir zindandı da ondan. Birileri tarafından zorla içeri tıkılmış değildi. Kendiliğinden oraya girmiş, kilidi içeriden kapatmış, anahtarını ise kendisi parmaklıkların dışına atmıştı. Dahası, onun orada kapalı olduğunu bu dünyada bilen tek bir kişi bile yoktu.