"Ama hiçbir şey, yeryüzündeki hiçbir şey çaresizliği, kendinden ümidi kesmişliği, daha hayattayken ölmüş olmayı bu hareketsizlik, şakır şakır yağan yağmurun altında bu durgun ve duygusuz duruş, ayağa kalkamayacak kadar, korunacak bir dam altı bulmak için birkaç adım atamayacak kadar yorgun olmak, kendi varlığına karşı bu olağandışı ilgisizlik kadar sarsıcı bir şekilde ifade edemezdi."
"Ne umutlar beslemedi ki yüreğim o günlerde! Bundan sonraki hayatımda, önceki yanılgılarıma düşmeyeceğimi düşündüm, kararlar aldım, yeminler ettim. Gelecek için kendime bir plan çizdim ve buna uyacağıma ant içtim. Bir kez daha içimde, bu plana uyacağıma, uyabileceğime dair körü körüne bir inanç filizlendi..."