Emine yavaş yavaş,damla damla gözlerimin önünde ölüyordu. Ne ben,nede kimse,hiç birimiz bir şey yapamıyorduk.Eminenin ölümüyle son tutunduğum dalda kopmuş gibi büsbütün boşlukta kaldım.Kaybettigim şey benim için o kadar büyüktüki ilk önceleri bunu bir türlü anlayamadım.Nede hayatımdaki neticesini ölçebildim.Sade içimde simsiyah ve çok agır bir şeyle dolaştım durdum.Bir baskıdan kurtulmuştum.Artık Eminde bir daha ölemezdi...
Dolmabahceye gelirken denizi görmüştüm,sonbahar güneşinin yıldıza bogdugu mavilik,yavaş yavaş alışmaga başladığım talihimle arama, birdenbire uyandırıcı bir şey gibi girmişti...