Alihan Demir

Alihan Demir
@Hevalistan
Yazar - Türkçe Öğretmeni Lil Yayınları - editör İçel Sanat Kulübü yayın kurulu Kulta yayın kurulu İlyas Halil Öykü Ödülü Tomris Uyar Öykü Ödülü. Kısa liste Ya Star Tanrıça Uyandı. Roman.2020
Türkçe Öğretmeni
Üniversite
Mersin
30 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
GÜZEL BİR ELEŞTİRİ OLMUŞ

Muraz Arslan

@muraz_arslan
·
Düşmüş Tanrıçanın Kuyusunda Modern Kadının Yankısı
Alihan Demir’in Ya Star / Tanrıça Uyandı adlı romanı, Mezopotamya’nın tozlu mitlerini İstanbul’un bugüne sıkışmış kadınlığıyla aynı potada eriterek kuruyor hikâyesini. Kitap, ilk bakışta "Özgür İnsan" manifestosunun izini süren kadın gazetecinin yolculuğu gibi dursa da, ilerledikçe hem coğrafyanın hem de kadının kendi içine doğru açılan çok katmanlı bir anlatıya dönüşüyor. Merkezdeki karakter Heda, İstanbul’un ağır gündelik ritminde yorulmuş, “ne olması gerektiği” sürekli başkaları tarafından tarif edilen bir kadın. Heda’nın iç sesi, modern kent yaşamında kadınlara yüklenen görünmez beklentilerin tüm ağırlığını taşıyor: “Daha uygun bir meslek seç”, “fazla görünür olma”, “fazla iddialı olma”, “fazla kadın da olma”… Bu kırılgan noktadan Irak'a doğru yola çıkıyor. Yolculuğun rotası, Mezopotamya mitlerinin neredeyse damarlarından akıp geldiği hat: Kobane – Rakka – Bağdat – Amara. Bu hat yalnızca coğrafi bir güzergâh değil, aynı zamanda tanrıçaların tanrılar ve krallarla giriştiği kavgaların da binlerce yıllık bir tarihsel yolculuğu. Alihan Demir bu eserinde Heda karakterini, Dicle ve Fırat’ın kıyılarından geçirirken, coğrafyayı bir hafıza mekânı haline getiriyor. Kitap boyunca adeta Susan Sontag’ın “yolculuk bazen insanın içinden dışına taşan düşüncelerinin coğrafyasıdır” sözünü hatırlatan bir atmosfer var. Burada, Heda’nın içindeki düğümler, Mezopotamya toprağının katmanlarıyla birbirine karışıyor. İştar’ın Kuyusu: Dünyanın En Eski Hikâyesiyle Modern Bir Kadının Buluşması Romanın kalbini Amara’daki İştar’ın öldürüldüğü bilinen Şıkefta Ini mağarası oluşturuyor. Bu mağara, yalnızca mitolojik bir mekân değil; Heda’nın kendi kimliğinin karanlıkta kalan tarafıyla yüzleştiği metaforik bir alan hâline geliyor. Alihan Demir, burada İştar’ı bir arketip olarak değil, kadim
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Romanıma dönük bu değerli eleştiriyi okumanızı öneririm.

Muraz Arslan

@muraz_arslan
·
Düşmüş Tanrıçanın Kuyusunda Modern Kadının Yankısı
Alihan Demir’in Ya Star / Tanrıça Uyandı adlı romanı, Mezopotamya’nın tozlu mitlerini İstanbul’un bugüne sıkışmış kadınlığıyla aynı potada eriterek kuruyor hikâyesini. Kitap, ilk bakışta "Özgür İnsan" manifestosunun izini süren kadın gazetecinin yolculuğu gibi dursa da, ilerledikçe hem coğrafyanın hem de kadının kendi içine doğru açılan çok katmanlı bir anlatıya dönüşüyor. Merkezdeki karakter Heda, İstanbul’un ağır gündelik ritminde yorulmuş, “ne olması gerektiği” sürekli başkaları tarafından tarif edilen bir kadın. Heda’nın iç sesi, modern kent yaşamında kadınlara yüklenen görünmez beklentilerin tüm ağırlığını taşıyor: “Daha uygun bir meslek seç”, “fazla görünür olma”, “fazla iddialı olma”, “fazla kadın da olma”… Bu kırılgan noktadan Irak'a doğru yola çıkıyor. Yolculuğun rotası, Mezopotamya mitlerinin neredeyse damarlarından akıp geldiği hat: Kobane – Rakka – Bağdat – Amara. Bu hat yalnızca coğrafi bir güzergâh değil, aynı zamanda tanrıçaların tanrılar ve krallarla giriştiği kavgaların da binlerce yıllık bir tarihsel yolculuğu. Alihan Demir bu eserinde Heda karakterini, Dicle ve Fırat’ın kıyılarından geçirirken, coğrafyayı bir hafıza mekânı haline getiriyor. Kitap boyunca adeta Susan Sontag’ın “yolculuk bazen insanın içinden dışına taşan düşüncelerinin coğrafyasıdır” sözünü hatırlatan bir atmosfer var. Burada, Heda’nın içindeki düğümler, Mezopotamya toprağının katmanlarıyla birbirine karışıyor. İştar’ın Kuyusu: Dünyanın En Eski Hikâyesiyle Modern Bir Kadının Buluşması Romanın kalbini Amara’daki İştar’ın öldürüldüğü bilinen Şıkefta Ini mağarası oluşturuyor. Bu mağara, yalnızca mitolojik bir mekân değil; Heda’nın kendi kimliğinin karanlıkta kalan tarafıyla yüzleştiği metaforik bir alan hâline geliyor. Alihan Demir, burada İştar’ı bir arketip olarak değil, kadim
1000Kitap
Romanımdaki her cümle, bedenimden bir hücre gibidir.

Muraz Arslan

@muraz_arslan
·
Amara yolu
Yeşil, yaşam ise kırmızı da olgunlaşmadır. Kırmızı olmadan hiçbir şey yürümez burada. Kırmızı, tabletleri pişiren renktir. Bedende dolaşan kalp atışıdır. Kırmızı burada gerçekliktir. Kırmızı burada mavinin hatırına devam eder yaşatmaya. Mavi burada isyandır. Hayaldir, özgürlüktür. Siyah ne kadar grev kırıcıysa da, mavi bir o kadar devrimdir. Gökyüzü gördüklerini anlatamayacak kadar mavi. Sonsuzluğun başlangıcıdır burada mavi. Burada yaşam bu döngüde devam eder: sarı, kırmızı, yeşil ve mavi
Sayfa 187 - KDY·Kitabı okudu
Alıntı