"Yazar Alihan Demir, modernitenin kadın için bir cehennem ama en çok da erkek cehennemi olduğunu kendi dilinde roman tadında gösteriyor. Bunu biraz da çıplak ve aleni olarak bize gösteriyor. Kaçamayacağınız kadar yalın, kendini kandırmalar, aldatmalar, ucuz tuzaklar, süslü ışıklar, daha türlü türlü psikolojik oyunlar, algı yaratmalar, yanılmalar, yanılgılardan medet ummalar… Hiçbiri kar etmiyor hakikatin yakıcı ışıklarına. Bu yüzden bu roman, bir bakıma moderniteyi teşhir ediyor." SEYİT OKTAY. T TİPİ CEZAEVİ. B3-7 KOĞUŞU TOKAT ***
Alihan DEMİR ’in Sis Yayınları’ndan çıkan romanı, moderniteye dair uzun bir eleştiri diye nitelendirebilir. Karşılaştığım ve okuduğum tek kitabı yine de bir değerlendirme yapacak olursam: YA STAR! Bir çığlık, bir tanrıçanın iç dökümü… Bir kadının çaresizliğinden, çare yaratan yürüyüş anlatısı. Zamane insanının, kadın şahsında kendini; tarihin başlangıcı sayılan Sümer’de Tanrıça İştar kimliğinde bulma arayışı. Özgürlük haykırışı!
Roman; karanlıktan uyanan şehrin, aydınlıkla gözlerinin kamaşmasıyla ve ışığın şaşkın bir kelebek gibi her yerde dolaşarak hayatı uyandırmasıyla başlıyor. Bu tasvirden anlıyoruz ki kavga karanlık ve ışık arasında yani kötülük ile iyilik arasında geçecek. Bu kadim bilinç altını, bilerek veya bilmeyerek metaforik olarak zihnimize yansıtıyor.
Modernitenin sahte ışıkları altında kendisi olmaya çalışan gazeteci Heda’ nın bir kadın olarak yaşadığı sorunları, çıkmazları, açmazları ve uçsuz bucaksız sorgulamaları oldukça sade bir dille gayet anlaşılır biçimde anlatıyor. Hepimizin yaşadığı ama çoğu zaman adlandırıp tanımlayıp çözümleyemediği ne varsa orta yere döküyor. Bir çeşit, bilinç uyanması yaşatıyor okuyana…
Yazar Alihan Demir, modernitenin kadın