Her zaman böyle son bulur, ölümle. Ama ondan önce hayat vardı. Boş mu boş lafların ardında saklı duran hayat. Yerleşmiş duruyor onca gevezelik ve gürültünün altında. Sükût ve sezgiler, duygu ve korkular, güzelliğin gelgitli ve vahşi kırıntıları.
Ardından geliyor melun ahlaksızlık ve sefil insanlık.
Hepsi dünyada olmanın utancı altında gömülü. laf, laf, laf, laf... ötesi, ötesi neyse o. Ötesinde ne olduğu beni ilgilendirmiyor.
O yüzden artık başlasın bu roman. Sonuçta hepsi aldatmaca, evet, sadece aldatmaca.
La Grande Bellezza