İnsan hayvansal kabalıktan manevi yaşama, bir geçiş dönemi olmadan atlayamaz. Büyümelerin hepsi, önce bir yıkmayı gerektirir. Omlet yapmak için yumurtaları kırmak zorundasın. Acı çekmeye, zalim olmaya, dürüstlükten uzaklaşmaya, kirli olmaya razı olmalısın. Ego denilen inatçı kökü öldürmek için her şeyi yapmalısın. Ancak o öldükten sonra, artık aldırış etmediğini hissettiğin zaman, kimliğini kaybedip ruhunun adını unuttuğun zaman, ancak o zaman benim dediğim mutluluğu tadabilirsin. Ruhsal büyüklüğün kapıları, önünde ancak o zaman açılır.
Sevmediğimiz bir düşünürün ifadesini ödünç alırsak, sinek raketi işlevi görmek bize düşmez; ama sineğin biri kendini dev aynasında görmeye kalkarsa, en iyilerimiz bile bir infaz işine tenezzül etmek zorunda kalır.
Kişisel aşk çok kötü bir şeydir. Kişisel olan her şey gibi. Sonu hep hüsrana varır. Nedenini göremiyor musun? Kişisel aşk bir ayrımcılık, bir tercih eylemidir. Haksızlık içerir. Bir tek kişiye o sevgiyi verirken, diğer insanları o sevgiden mahrum etmenin haksızlığı.