Aradan geçen süre yalnızca birkaç ay olduğu halde,Momo’ya sanki çok uzun zaman geçmiş gibi geliyordu.Çünkü gerçek zamanı ne bir saat ne de takvim ölçebilirdi.Böyle bir yalnızlığı anlatacak sözleri bulmak da aslında çok güçtür.
Beklemelisin yavrum,tıpkı bir tohumun,başını dünyaya çıkarmadan önce güneş dönencesini beklemesi gibi. Senin içinde de sözcüklerin doğup olgunlaşması aynı sürede olur ancak.
Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O’dur. Nihayet o rüzgârlar ağır bir bulut yüklenince onu ölü bir memlekete sevkederiz. Orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde bundan ibret alırsınız.