Özgürlük varmış,ormanlar cennet gibiymiş;
Canın ne isterse yapmak ne güzel şeymiş…
Ne diye sıkıntıya girsinlermiş
İyi adam,büyük adam olacağız diye?
Keyifleri ardına gitmekle
Kölelikten kurtulduk sanıyorlarmış.
Oysa köleliğin beteri
Kendinin kölesi olmak değil mi ?
Gerçekten de,etten yapılmış gözlerimize bir başkasının vicdanını görebilme olanağı verilseydi,bir insan hakkında düşüncelerinden çok düşlerine bakarak daha kesin bir karar verilebilirdi.Düşüncelerde var olan irade düşlerde yoktur.Tamamen doğaçlama olan düşler,olağanüstülükte ve ideal olanda bile zihnimizin görünümüne bürünür ve onu korur.Ruhumuzun derinliklerinden çıkan hiçbir şey kaderin ihtişamına yönelmiş düşüncesiz ve ölçüsüz özlemler kadar dolaysız be safiyane olamaz.Bu özlemler,bir insanın gerçek kişiliğini bütünlük arz eden,mantıklı,birbiriyle uyumlu düşüncelere oranla daha net bir şekilde ortaya koyar.Bize en çok benzeyen düşlerimizdir.Kişiliğine göre kimi bilinmeyeni,kimi imkansızı düşler.