Ölümün kederi, sade göçüp gidenin kaybından değil, biraz da bizim vicdanımızın yükünden mi doğuyor? Yapabilecekken güç yetiremediklerimizden, söyleyecekken sustuklarımızdan mı doğuyor? Ah, o içten içe hayıflanma var ya… Ölümün kederinin en karası, belki de odur…
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kıymeti olan da köşesine çekilmesin, azıcık kendini beğensin, değil mi ya? Yoksa, bu millet, mütevazı olanı ayağının altında pas pas yapmayı pek sever.
Necati Cumali’nin ilk okuduğum kitabıydı. Başından sonuna kadar sürükleyici bir hikaye…Yalnızca bir hikaye de denemez çünkü kitap Balkan Savaşı ve 1. Dünya Savaşı’nın yaşandığı dönemde Makedonya, Florina, Arnavutluk ve Selanik gibi bölgelerdeki halkın durumu ve yaşanan olaylara da yer veriyor. Özellikle Balkanlarda yaşayan Rum, Türk ve Bulgar insanların ırk, din, dil ayrımı gütmeksizin birbirleriyle hoşgörü içinde yaşadıkları ve tek yürek olduklarını yazar kitabın her sayfasında bizlere gösteriyor. Ben çok severek okudum, sizlere de okumanızı tavsiye ederim.