Kitaplarına ve kendisine pek ısınamadığım Coelho'ya bir şans vererek okuduğum bu kitap bende garip bir etki bıraktı. Eserlerinde bir arayış içinde olan ve bu arayışı okurlarına aktarmak istiyor. Kitabımızın ana kahramanı Pilar beyaz yakalı biri olmak için ömrünün neredeyse yarısını geçiren aşka inancını kaybetmiş ve mutsuz bir kadın. Çocukluk arkadaşıyla yıllar sonra tekrar buluşmasını ve buluşma sırasında tabiri caiz ise ruhunu temizleyerek yeni bir Pilar olma yolunda ilerliyor. Herkesin okuması gereken bı kitap olmasa bile her şeyden sıkıldığınızda okunacak bir kitap. Keyifli okumalar...
"Bizi çevreleyen şu dağları görüyor musunuz? Onlar dua etmiyor; onlar zaten Tanrı' nın duası. Öylece duruyorlar, çünkü dünyadaki yerlerini bulmuşlar ve buldukları bu yerde kalmayı sürdürüyorlar. İnsanlar gökyüzüne bakmaya, gök gürültülüsünü duymaya ve bütün bunları kimin yarattığını düşünmeye başlamadan önce de oradaydılar. Doğuyoruz, acı çekiyoruz ve ölüyoruz, ama o dağlar hep orda. Bir an geliyor, bu kadar çaba göstermeye değip değmediğini soruyoruz kendi kendimize. Neden şu dağlar gibi olmayalım - bilge, yaşlı ve yerli yerinde? Kendilerine öğretilen şeyi kısa sürede unutup başka bir serüvene koşacak bir avuç insanı değiştirmek uğruna neden her şeyi riske atalım? Belirli sayıda maymun insanın öğrenmesini, böylelikle de bilginin acılara neden olmadan tüm öteki adalara yayılmasını neden beklemeyelim?"