Yüz kere, bin kere alt alta yazmak istiyorum:
perşembe günlerini sevmem. Sonunda insanlar anlasın ne demek istediğimi de sormasınlar gerisini. Can sıkıcı anılarımdan kurtulmak için daha iyi bir yol bilmiyorum. Perşembe günlerini sevmem. Daha ne istiyorsun benden? Sevmiyorum işte. Neyi seviyorum ki? Çiçekleri de, iki kiloluk gaz tenekelerinin içine doldurduğum toprakların ortasına sapladım: arsız çiçekler yetiştiriyorum. Tenekeler düşmesin diye pencerenin iki kasası arasına çıtalar çaktım: daha çirkin göründüler. Çiçeklerle birlikte her soluk alışımızda havayı kirletiyoruz. Daha ne istiyorsunuz benden?
Döneminin modasına ayak uyduran milliyetçi -romantik bir roman olan Vurun Kahpeye adlı kitabı eserini kaleme almış Edivar.
Eser, ailesinden ayrı, bilmediği bir memlekette öğretmen olan Aliye'nin Yunan işgali sırasında yaşadıklarını ve din tüccarları ile mücadelesini anlatmakta. Dönemin anlam ve önemini kavramak açısında okunabilirliği olan ancak fikrini açıklarken biraz uzatmayı tercih ettiğinden beni biraz sıktı. Keyifli okumalar...