Bu günlerde sorsanız bu aciz arkadaşınıza, dünyada tattığım en büyük işkence nedir diye , duraksamadan vereceğim cevap bir koltukta üç beş karpuz birden taşımak derim. Ah üç beş işi birden tutup hepsini yüzüme gözüme bulaştıraçağıma , bir tek iş tutsaydım da , onun da hakkını vermiş olsaydım...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şehitler tohum olup bir bir düşmektedir kara toprağa. Onların bedenleri yeryüzünü çimlendirirken, ruhları âlâ-yı illiyyinde çırpınarak tüm dünyayı vahyin soluğuyla ürpertmektedirler...
Sık sık "Herkese bir Hazret-i Ömer talihi tanıyın " derdi .
Önce selam sonra kelam derdi
Önce refik sonra tarik derdi
İslam tenkid üzere değildir İslam tebliğ üzredir derdi
Mümin kişi yerinmenin de sevinmenin de ötesindedir derdi
Mümin kişi zan üzre değildir. Zannın büyüğünden de küçüğünden de nefsini beri kılmıştır derdi
Bel kardeşliği var yol kardeşliği var Aslolan yol kardeşliğidir derdi
.
.
.
Onların aileleri parçalanırken , Müslümanlar şehit edilirken bizler kaygısız ve acısız yaşayamayız. Yaşıyorsak Müslümanlığımızdan kuşku duymalıyız. Onlara yardım zorunluluktur. Cihad Müslümanların üzerine farzdır... Kendi ülkemiz değil diye düşünmeyin. Nerde bir Müslüman yaşıyorsa o ülke bizimdir. Gidemiyorsak yapabileceğimiz diğer yardımları yapalım. En azından mermi parası gönderelim.
Sayfa 117 - İmam Ömer Faruk Abdullah'ın Mehmet Çağlar tarafından nakledilen hutbesinden bir kısım·Kitabı okudu
Bu devletin iki manevî temeli vardır: Fatih'in Ayasofya minaresinden okuttuğu ezan ki hâlâ okunuyor! Selim'in Hırka-i Saadet önünde okuttuğu Kur 'an ki hâlâ okunuyor!
Eskişehir'in , Afyonkarahisar'ın , Kars'ın genç askerleri siz bu kadar güzel iki şey için döğüştünüz!
Sayfa 112 - ( Bu yazı , 30 Mart 1922 'de yayımlanmıştır.)·Kitabı okudu