Bu ülkede insan biraz seçkin, biraz kafalı olmaya görsün, hemen avam tabakanın diline düşer... Peki, ya kendilerini ahlak simgesi olarak gösteren bu kişilerin sürdüğü yaşantı nasıldır? Aziz dostum, unutma ki bizler ikiyüzlülüğün anavatanı olan bir ülkede yaşıyoruz.
İnsan kendine güvendiğin de başkalarına da güvenir. Zira bilir ki ihanete uğrarsa -ki uğrayacağı kesindir, hayat böyledir- intikam alabilecektir. Hayatın cilvelerinden biri de budur işte: risk almak.
Zaman daireseldir ve daima aynı noktaya döner. Bir tohumdan doğarız, büyürüz, yaşlanırız, ölürüz, toprağa döneriz ve tekrar tohuma dönüşürüz sonunda, er ya da geç, başka biri olarak yeniden doğarız.
Tabiatın döngüsü insan denen varlığın ruhunda da tekrarlanır: Bitki çiçek açar ki aralar gelip meyve vermesini sağlasınlar. Meyvenin ürettiği tohumlar yeniden bitkilere dönüşür, onlar da yeniden çiçek açar, arıları çağırır, arılar bitkiyi dölleyerek meyve vermesini sağlar ve bu döngü ilelebet sürer gider. Hoşgeldin sonbahar, geçmişin korkularından ve eskilerden kurtulmanın, yenilere yer açmanın mevsimi.