Maalesef çok sayıda araştırma, bilgisayarların da genellikle önyargılı olduğunu gösteriyor. Evet, biyolojik varlıklar değiller, üstelik bilinçleri de yok ama yine de dijital bir ruha, hatta bir tür bilgisayarlararası mitolojiye benzer bir şeye sahipler. Irkçı, kadın düşmanı, homofobik ya da antisemitik olabiliyorlar.
İnsanların icat ettiği öznelerarası varlıklar insan uygarlığının tüm başarılarının temelini oluşturduğu gibi haçlı seferlerine, cihatlara ve cadı avlarına da sebep oldular.
Tarihteki çatışmaların çoğu, kimliklerin tanımı ile ilgilidir. Herkes cinayet işlemenin yanlış olduğunu kabul eder, ancak sadece kendine benzeyenleri öldürmenin "cinayet" sayılacağını, ötekilerden birini öldürmeninse "cinayet" olmadığını düşünür.
Deontologlar (Yunanca"görev" anlamına gelen deon kelimesinden gelir) herkes için geçerli bazı evrensel ahlaki sorumluluklar veya kurallar olduğuna inanırlar. Bu kurallar daha yüksek bir hedefle uyumlu olmaya değil, kendi içsel iyiliklerine dayanır. Böyle kurallar gerçekten varsa ve bunları bilgisayarlara programlamanın bir yolunu bulabilirsek, bilgisayar ağının iyilik için çalışan bir odak olmasını sağlayabiliriz.
"Marjinal gruplara katılımların yüzde 64'ü öneri araçlarımız sayesinde gerçekleşiyor...Tavsiye sistemlerimiz sorunu büyütüyor." Muhbir Frances Haugen' in sızdırdığı Ağustos 2019 tarihli gizli bir Facebook şirketiçi yazışmasında da şöyle söyleniyordu:"Facebook ve diğer kardeş uygulamalardaki nefret söylemi, bölücü politik söylem ve dezenformasyon dünyanın dört bir yanındaki toplumları etkiliyor. Ayrıca 'viral olan' paylaşımların, öneriler ve etkileşim optimizasyonu bu sağlamak gibi temel ürün mekaniklerimizin, bu tür söylemlerin platformda yayılmasının önemli bir nedeni olduğuna dair güçlü kanıtlarımız var."