İçinler ve Değiller
Her başlangıç bitişin,hayal kırıklığının,vazgeçişin nüvesini de içinde taşır.Yeni bir hayata,işe,aşka başlanış muhtelif menfi sonlara ve hislere dönüşür muhakkak.Nasıl ki tabiatta bir sonla sonlanıyorsa her şey , tabiatımızdaki duygular da aynı kadere mahkum.İçimizi bahar günlerinin taptaze ışıklarıyla dolduran anılarımız günü gelince soğuk,karanlık ve puslu bir hisse dönüşebiliyor.
Bu kaçınılmaz sonun önünde sonunda geleceğini bilmek ondan kaçabileceğiniz anlamına gelmiyor.Tıpkı Oblomov gibi her davranışımızın,her tercihimizin bir sonucu olacağı ve bu sonucun bizi konfor alanımızdan ayrılmak zorunda bırakacağı bilgeliğiyle hareketsizliği uzun süre yaşam parolamız haline getirsek de hayatımızı alt üst edecek o yola muhakkak saparız. Derin uçurumlara avucumuzda sıkı sıkı tuttuğumuz o taşı fırlatır,taşın çıkaracağı sesi duyacağımız anı bedbahtlı Kassandra gibi bekler dururuz.
~Devamı gelecek~