Yine gecenin karanlığıyla yığdım tüm defterlerimi önüme. Tüm satırları, tüm mutluluklarımı hatta tüm mutsuzluklarımı. Hüzünlerim güldürdü bu kez, deli bi umut işte. Sonra ne mi yaptım; hissedebildiğim her şeye binlerce kez şükrettim. Evet bazı kelimeler bazı anlamlara gelmiyordu belki ama peki ya cümle olunca?
En büyük acizlik hayatın açtığı kapıları görememek olmalı. Kendimize yaptığımız en büyük kötülük yetinememe sanatı olmalı. Anı ve acının yaşattığı sirkülasyonda aslında bunun da yaşamın bir parçası olup bunu bile güzel olduğunu kabul edememekten bu mutsuzluğumuz, umutsuzluğumuz.
Hani demişler ya; sen değiş, dünyan değişsin
Diyorum ki; sen değiş, dünya değişsin 💙
Düşünüyorum da, insan kendine bir kader biçmişse, hayat da ona bu konuda sonuna kadar destek oluyor.
Bunun gibi tonlarca içe işleyen cümleler, hayatlar, anlar ve anılar. Acaba yarım bırakır mıyım hissiyle başladığım kitabı bitmesinden korkarak her satırını sindirerek okudum. Eğer sen de bu cümleleri okuyorsan ve hayatında bi şeyler eksik hissediyorsan kendinden şikayet ediyor mutlu olmayı beceremeyip kendini mutsuz edecek bir sürü sebep buluyorsan bu kitabı mutlaka oku !
Birinin hayatının düşüşü mü yoksa yükselişi mi demek doğru bu kitapta bi muamma. Çünkü bazen maddi bir düşüş aslında manevi bir yükseliş demektir.
Harikaydı, en kısa zamanda okumanız dileklerimle