“Hiçbir şey görmüyorum, yoğun bir sis içinde gibiyim, bir süt denizine düştüm sanki.”
“Ama körlük böyle bir şey değil ki” dedi öteki. “Körler her şeyi kapkara gördüklerini söylerler.”
“Ama ben her şeyi bembeyaz görüyorum.”
Tanrım! Hapishane, ne kadar iğrenç bir yer! Her şeyi kirleten kin var. Her şey, hatta on beş yaşındaki kızın şarkısı bile soluyor! Orada bir kuş buluyorsunuz, bakıyorsunuz, kuş çamur içinde. Elinize güzel bir çiçek alıp kokluyorsunuz, pis kokuyor.
Ah! Eğer kaçabilseydim.. Nasıl da koşardım kırlarda!
Acaba yok edilmesine karar verdikleri kişide, hayata dört elle sarılmış aklıyla, ölümü kabullenmeyen canın var olduğu fikri hiç akıllarına gelmiyor mu?
Tabii ki hayır!