Çizgilerin Sihirli Gücü:
Resimler, renkler ve şekiller çocukların kendini ifade ediş biçimidir. Eğer çocukların özgürce duygularını ortaya koymalarını istiyorsak onlara kağıt ve kalem vermemiz yeterlidir. Sonucunda ortaya çıkan duygu seline hayran olabiliriz. Biz kendimizi daha çok sözlü veya yazılı şekilde ifade ederiz. Ya çocuklar? Henüz konuşmayı yazmayı bilmeyen, daha sözcükleri yeni yeni sökmeye başlayan bir çocuktan kendini bu iletişim kanallarını kullanarak ifade etmesini beklememiz anlamsız olacaktır. Peki olması gereken iletişim kanalı nedir?
İşte Haluk YAVUZER burada devreye girmiş çocukları resimlerle bir araya getirmiş ve onların yaptıkları çizimlerden ilham almıştır. Çocukların çizimleri, biz ruh sağlığı çalışanları için de oldukça önemlidir. Çünkü resim, çocuğun kendini ve çevresiyle ilişkisini ifade ettiği iletişim yoludur. Resimlerden elde edebileceğimiz bilgiler çocuğun tedavi sürecine de anlamlı katkı sağlayacaktır. Bu konuda salt çocukların çizimlerinden yola çıkmak bizi doğru sonuca götürmeyecektir. Asıl olan resmi tedavide yardımcı figür olarak kullanabilmeyi başarabilmektir. Bu durumda oyun ve masal terapisi gibi bir terapi çeşidi olarak resmi de kullanabiliriz. Çocuğun çizdiği çizimin bütününe bakmak veya ayrıntılara girerek incelemek, bize farklı yönlerden bilgi kaynağı olacaktır. Örneğin; Çocuğun çiziminin geneline baktığımızda bir aile resmi çizerken kendini diğer aile üyelerinden uzakta ve daha alçak bir seviyede çizmiştir. Ayrıntılı baktığımızda ise, kendisi dışındaki aile üyelerinin göz bebekleri daha iriyken kendi gözbebekleri daha ufaktır. Bu gibi ipuçlarından çocuğun kendi ve çevresini nasıl gördüğü hakkında çok faydalı fikirler edinebiliriz. Kitapta parçalanmış aile ve kayıp yaşamış çocukların çizimleri benim çok ilgimi çekti.