Livaneli’nin dili her zamanki gibi çok akıcı ama bu kitapta ayrı bir derinlik var. Tarihi bir süreci sadece rakamlar ve savaşlarla değil; sadakat, veda, aşk ve büyük ideallerle harmanlamış. Özellikle Mustafa Kemal Atatürk’ün insani yanlarını, zaaflarını ve kararlılığını böylesine yakın bir perspektiften okumak beni çok etkiledi. Hem hüzünlü bir ayrılık hikayesi hem de umut dolu bir yeniden doğuş destanı gibi. Okurken bazen o konağın bir köşesinde oturuyormuşum, bazen de o büyük kararların alındığı masadaymışım gibi hissettim. Kesinlikle kütüphanede olması gereken, çok etkileyici bir eser.
"Sema Soykan’ın 'Belki' kitabını bitirdiğimde bende kalan en güçlü his, yazarın duyguları kelimelere dökmedeki zarafeti oldu. Kitap, adı gibi ucu açık ihtimallerin, söylenmemiş sözlerin ve insan ruhundaki o ince sızıların izini sürüyor.
Yazarın dili o kadar akıcı ve samimi ki, okurken karakterlerin içsel yolculuğuna eşlik etmekten ziyade, sanki onlarla aynı odada oturuyormuşum gibi hissettim. Olayların akışından çok, o anların yarattığı duygu yoğunluğuna odaklanması kitabı benim için daha özel kıldı. Özellikle hayatın kaçırılmış gibi görünen fırsatlarına 'belki' penceresinden bakma fikrini çok sevdim. Sakin, derinlemesine düşündüren ve altı çizilecek pek çok cümle barındıran, tam bir 'ruh dinlendirme' kitabı olmuş." Benim Sema Soykan ile tanışma kitabım oldu Belki. En kısa zamanda diğer kitaplarını da okumak isterim..