MEFİSTOFELES
Ey Tanrım, mademki bir kez daha bize yaklaşarak, Hâlimizi, işlerin nasıl gittiğini soruyorsun Ve sair zamanlarda da görürdün beni mutat olarak, Artık beni kalabalığın arasında görüyorsun.
Bağışla, öyle parlak sözler söyleyemem ben, Hatta alay etseler de etraftakiler benimle; Gülmeyi unutmuş olsaydın bile sen, Seni güldürürdüm ben belagatimle.
Güneş ve dünyalardan söz etmeyi bilmem, Sadece insanların nasıl acı çektiğine şahidim ben.
Dünyanın küçük tanrısı hep aynı minvalde Ve ilk günkü gibi acayip bir hâlde. Birazcık daha iyi yaşayacaktı galiba,
Vermeseydin ona göklerin ışığından bir ziya; Akıl diyor o buna ve bundan maksadı ancak Bütün hayvanlardan daha beter hayvan olmak.
Affınıza istinaden söyleyeyim ki o bana Uzun bacaklı ağustos böceği gibi gelmekte;
Hani şu daima uçan ve uçarken sıçrayan, Ve aynı zamanda çayırda hep o eski şarkıyı söyleyen; Hep otların arasında kalsa gene iyi! Burnunu sokmadığı pislik yok gibi...