Tükenmişlik sürecinin son aşaması yenilmişlik ya da kişisel başarısızlık hissi. Bu noktada, birçok öğretmen başarısız olduğunu düşünerek mesleği bırakma kararı alıyor. Öte yandan birçok öğretmen de bu mesleğe çok fazla yatırım yaptıkları için bırakamıyor, kendilerini işlerine mahkûm hissediyor ve tükenmişliklerine rağmen çalışmayı sürdürüyor.
Tükenmişlik sürecinin son aşaması yenilmişlikya da kişisel başarısızlık hissi. Bu noktada, birçok öğretmen başarısız olduğunu düşünerek mesleği bırakma kararı alıyor. Öte yandan birçok öğretmen de bu mesleğe çok fazla yatırım yaptıkları için bırakamıyor, kendilerini işlerine mahkûm hissediyor ve tükenmişliklerine rağmen çalışmayı sürdürüyor.
Tükenmişlik sendromu öğretmenin başa çıkma becerisinin zaman içinde azalmasıyla ortaya çıkıyor ve üç farklı boyuttan ele alınıyor: duygusal yorgunluk, duyarsızlaşma( depersonalizasyon) ve kişisel başarısızlık hissi. (Maslach, Jackson ve Leiter, 1997). Duygusal yorgunluk stresle ve duygusal gereksinimlerle başa çıkamamanın sonucu olan fiziksel ve duygusal gereksinimlerle başa çıkamamanın sonucu olan fiziksel ve duygusal tükenmenin kronikleşmesiyle ortaya çıkar. Öğretmenler duygusal olarak yorulduğunda, işleri onları fazla zorladığında ve yorduğunda, artık mesleklerini keyifli veya tatmin edici bulmamaya başlıyorlar.
Strese girdiğimizde ya da dertlendiğimizde otomatik tepkiler vermeye ve kolayca tetiklenmeye daha yatkın oluyoruz. Sesimizin tonu bile sertleşiyor. Aşırı tepki veriyoruz. Kendi deneyimimize farkındalıkla yaklaştıkça, tepkiselliğimizin farkına varabiliyor, anın farkında ve daha kabullenici olduğumuz anlardan bizi alıkoyan tetikleyicileri tespit edebiliyoruz. Başka bir deyişle, farkındalık egzersizleriyle bir şeyleri şeyleri kişisel algılamaya daha az yatkın oluyor, olumsuz tepkisellik döngüsünü kırıyor, dikkatinizi güçlendiriyor ve daha etkili sorun çözme yolları bulabiliyoruz.