bir gizli din, “ endüstriyel din” gelişmektedir.
bu yeni din insanları, kendi elleriyle yaratmış oldukları ekonominin ve makinelerin kölesi haline sokmaktadır. Ve bu, gerçek dinin özü ile taban tabana zıttır.
Ama her sahip olunan şey, önünde sonunda yitirilmek zorundadır. Bunların başında mal mülk, sonra da onlara bağlı olarak toplumsal statü ve dostlar gelir. Yitirmek kaçılınmazdır. İnsan bir gün ve bilemediği bir anda ölmek durumundadır. Yani herkes her şeyini ve de yaşamını yitirecektir sonuçta.
İnsanları etkilemek için tek ( ya da en iyi) çarenin, onlara rüşvet vermek olmadığını anlayabilmek, temelden değişmiş bir sosyo-ekonomik yapıya ve yine tümden yenileşmiş bir insan anlayışına dayanıyor.
Buna karşılık bir insanın öyle kendi halinde oturduğu ve kendi benliğinin bilincine varmaya çalıştığı ya da bir ağaca boş bakmak yerine onu gerçekten gördüğü veya bir şiiri okurken şairin duygularını hissettiği anlarda hiçbir şey varedilmemiş olmasına rağmen böyle bir süreç verimlidir aslında
Kendi içlerinde yönelecek bir merkez bulamayan bu kişiler amaçsız yorgun ve yaşamları zehir olmuş insanlar haline dönüşmüşlerdir ya da mutsuz fanatik göstericiler olarak kalmışlardır.