Hilal

“Ona olan aşkım, takıntım, her neyse başka biriyle özgürce bu dünyayı paylaşmak yolunu tutamıyordu bir türlü. Bunun şu anlattığım alemde olmayacağını ruhumun derinliklerinde daha başta anlamış, içime dönmüş, Füsun’u kendi içimde arama yolunu tutmuştum.”
Sayfa 359·Kitabı okudu
“Bir kere sessizliğe büründükten sonra insanın ağzını açmasına imkan olmadığını, hatta insanın yıllarca, yüzyıllarca susacağını, onu sınıfta şaşkınlıkla seyrederken anlayamazdım.”
Sayfa 359·Kitabı okudu
“Takıntıyla sevdiğim, ama ‘elde edemediğim’ birisinden, küçük de olsa bir parça koparmanın mutluluğuydu bu.”
Sayfa 352·Kitabı okudu
“Arka odada onunla üç beş dakika konuşabilmek, zaten kendi başına bir mutluluktu.”
Sayfa 333·Kitabı okudu
“Gerçek aşk acısı, varlığımızın en temel noktasına yerleşir, bizi en zayıf noktamızdan sımsıkı yakalar ve diğer bütün acılara derinden bağlanarak bütün gövdemize ve hayatımıza hiç durdurulmayacak bir şekilde yayılır.”
Sayfa 215·Kitabı okudu