O zamanlar öyle yaşıyordum - kitaplarla. Onlardaki hikayelere kendimi kaptırıyordum, geceleri kitap karakterlerini düşünüyordum, onlar gibi davranıyordum. Gerçekliğin sert köşelerine karşı benim zırhımda onlardı. Nereye gitsem yanımda kitap götürürdüm, muska gibi cebimde taşırdım, inkar içinde yaşayan ve konuşan etrafımdaki gerçek insanlardan daha gerçek olduklarını düşünürdüm, kayda değer bir şey yapmamaya mahkûmlar derdim.
Gördüğün gibi Jesse, yaşamla ölüm kol kola gezer. Ve öldükleri hızla da yenileri doğuyor; daha da hızlı sanırım, çünkü katlanarak çoğalıyorlar. Örneğin sen, bu öğleden sonra su getirirken ölebilirdin.