Kitap bir süs eşyası değildir. Altını çiz, notlar al, gerekirse karala. O kitabı ne kadar hoyrat kullanırsan o kadar verim alırsın. Bazı imza günlerinde, defalarca okunmaktan, notlar alınmasından, altının çizilmesinden dolayı perişan olmuş kitaplar görüyorum. İşte o zaman içimden, kitabın hakkı verilmiş diyorum.
Seni sen yapan şeylerin başında, hayatın karşına çıkardığı, olumlu ya da olumsuz her durumla baş etmen için gereken aletlerin olduğu bir alet çantam var. Bu çantada yüzlerce alet bulunuyor. Senin hayat karşısında hangi aletin ne sıklıkla kullandığını hayattan aldığın tatmin konusunda belirleyici oluyor. Örneğin camın üzerine konan bir sinekten kurtulmak için balyoz kullanıyorsan… Evet, sinekten kurtulabilirsin ama camdan da olursun.
Şöyle düşün: sanki senden iki tane var. Birincisi bugüne kadar davrandigi şekliyle davranmaya devam ediyor, ikincisi ise benimle beraber birincisini gözlemliyor. Sen de bir psikologmuşsun gibi kendinin o halini dışardan gözlemlediğin zaman, bugüne kadar nasıl fark etmemişim dediğin belki de gözümde yer alan kök nedenleri göreceksin.